MIGHT etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
MIGHT etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

15 Eylül 2007 Cumartesi

MIGHT

MIGHT


“Might” hakkında genel bilgi “May” bölümünde verilmişti. Bundan dolayı “might” ile ilgili örneklere bir göz atalım:


1- Permission referring to the past (as the past of MAY)

("May"in Past hali olarak geçmişte izin verme ya da isteme):

- Our teacher told us we might go out when the bell rang.

— Öğretmenimiz zil çaldığında dışarı çıkabileceğimizi söyledi.


2- Wishes referring to the past (Dilek bildirir):

- I hoped you might pass your class.

— Sınıfını geçmeni dilemiştim.


3- Doubt and weak possibility referring to the future

(Şüphe ya da zayıf ihtimal bildirir):

- You might miss the train because you are a little late.

(There is more doubt.)

- Biraz geciktiğin için treni kaçırabilirsin.


- I might come again.

— Yine gelebilirim ( ama belki de gelmeyebilirim.)


4- Purpose (Amaç bildirir):

- He attended an English course in order that he might learn English well.

— İngilizceyi iyice öğrenebilmek için İngilizce kurslarına devam etti.


5- More polite request for permission (very formal and uncommon)

(Çok kibar istek belirtme ya da izin isteme ya da verme):


- Might I read your newspaper?

- Gazetenizi okuyabilir miyim?


6- Expresses doubtful or unfulfilled past with might have + past participle

(Şüpheli ya da geçmişte gerçekleşmemiş eylemler):

- He didn’t come to school yesterday. He might have been ill.

(But I am not sure.)

— Dün okula gelmedi. Herhalde hastadır/hasta olmuş olabilir.

(Fakat emin değilim.)


- You might have hurt him, but you didn’t.

— Onu incitebilirdin/yaralayabilirdin.


- They might have come by bus.

— Otobüsle gelebilirlerdi.

MIGHT

MIGHT


“Might” hakkında genel bilgi “May” bölümünde verilmişti. Bundan dolayı “might” ile ilgili örneklere bir göz atalım:


1- Permission referring to the past (as the past of MAY)

("May"in Past hali olarak geçmişte izin verme ya da isteme):

- Our teacher told us we might go out when the bell rang.

— Öğretmenimiz zil çaldığında dışarı çıkabileceğimizi söyledi.


2- Wishes referring to the past (Dilek bildirir):

- I hoped you might pass your class.

— Sınıfını geçmeni dilemiştim.


3- Doubt and weak possibility referring to the future

(Şüphe ya da zayıf ihtimal bildirir):

- You might miss the train because you are a little late.

(There is more doubt.)

- Biraz geciktiğin için treni kaçırabilirsin.


- I might come again.

— Yine gelebilirim ( ama belki de gelmeyebilirim.)


4- Purpose (Amaç bildirir):

- He attended an English course in order that he might learn English well.

— İngilizceyi iyice öğrenebilmek için İngilizce kurslarına devam etti.


5- More polite request for permission (very formal and uncommon)

(Çok kibar istek belirtme ya da izin isteme ya da verme):


- Might I read your newspaper?

- Gazetenizi okuyabilir miyim?


6- Expresses doubtful or unfulfilled past with might have + past participle

(Şüpheli ya da geçmişte gerçekleşmemiş eylemler):

- He didn’t come to school yesterday. He might have been ill.

(But I am not sure.)

— Dün okula gelmedi. Herhalde hastadır/hasta olmuş olabilir.

(Fakat emin değilim.)


- You might have hurt him, but you didn’t.

— Onu incitebilirdin/yaralayabilirdin.


- They might have come by bus.

— Otobüsle gelebilirlerdi.