14 Eylül 2007 Cuma

COMPARATIVES - Iki Sey arasında kıyaslama

COMPARATIVES

(İki şey arasında kıyaslama)




Comparative iki nesne yada iki insan arasında kıyaslama yapmak için kullanılır. Sıfatlar arasında kıyaslama yaparken kısa sıfatların (bir ve iki heceli sıfatlar) sonlarına “-er” takısı, uzun sıfatların (3 ve daha fazla heceli sıfatlar) başlarına “more” takısı eklenir ve bu takılar sıfata “daha” anlamı verirler.



Örnek olarak; kısa sıfatlar;



Adjective Comparative

Tall ……….……..taler

Short ……….……shorter

Small……….…….smaller şeklinde yazılırken uzun sıfatlar;



Expensive …….…more expensive

Beautiful …….….more beautiful

Difficult …….…...more difficult şeklinde yazılır.

Örnekler:



Mary is 25 years old. John is 20 years old. Mary is older than John.



Health is more important than money.

PREPOSITIONS OF PLACE - YER BILDIREN EDATLAR

PREPOSITIONS OF PLACE

(YER BİLDİREN EDATLAR)


above :
Üzerinde, üst tarafında.



The ball is above the box

Top kutunun üst tarafında. (Kutuya deymiyor!!!)




On : Üzerinde.



The ball is on the box.

Top kutunun üzerinde. (Kutuya deyiyor!!!)

on top of : En üstünde.



The ball is on top of the box.

Top kutunun en üstünde.

Under : altında

Below : altında



The ball is under the box.

The ball is below the box.

Top kutunun altında.

in : içinde

inside : iç tarafta


The ball is in the box.

next to : Yanında, bitişiğinde.



The ball is next to the box.

Top kutunun hemen yanında.

beside : yanında



The ball is beside the box.

Top kutunun yanında.

Near : Yakınında


The ball is near the box.

Top kutunun yakınında.

far (away) from : -den uzakta



The ball is far away from the box.

Top kutudan uzakta.

between : Arasında


The ball is between the two boxes.

Top iki kutunun arasında.

behind : arkasında

in back of : arkasında



The ball is behind the box.

The ball is in back of the box.

Top kutunun arkasında. (Top kutunun dış tarafında)

in the back of : arkasında (iç tarafta)
"the" kullanıldığına dikkat ediniz!!!
inside : iç tarafta




The ball is in the back of the box.

Top kutunun arka tarafında (içinde).

The ball is inside the box.

Top kutunun iç tarafında.

in front of : önünde
outside : dışında



The ball is in front of the box.

Top kutunun önünde. (Dış tarafta)

The ball is outside the box.

Top kutunun dışında.

in the front of : içinde (iç tarafta)
"the" kullanıldığına dikkat ediniz!!!



The ball is in the front of the box.

Top kutunun önünde. (İç tarafta)

in the middle : ortasında



The ball is in the middle of the box.

Top kutunun ortasında.(İç tarafında)

PREPOSITIONS of TIME

PREPOSITIONS of TIME

(in, on, at)


Türkçede “de, da” anlamında kullandığımız “in, on ve at” edatları İngilizcede yer ve zaman bildirmek için kullanılırlar.


At”in zaman ifadeleri ile kullanıldığı yerler.


Saatlerle birlikte:


I have class at nine o’clock every day.

(Her gün saat 9’da dersim var.)


He will call me at five o’clock this afternoon.

(Beni saat 5’de arayacak.)


Gece (night) kelimesi ile:


Everyone sleeps at night.

(Gece herkes uyur.)





On”un zaman ifadeleri ile kullanıldığı yerler


Günlerin önünde:


I don’t go to work on Saturday and Sunday.

(Cumartesi ve Pazar gününde işe gitmem.)


I have class on week days.

(Hafta içi günlerde dersim var.)


I have an appointment on Friday.

(Cuma günü randevum var.)


Tarihleri ifade ederken:


She was born on September 25, 1994.

(25 Eylül 1994’de doğmuş.)


School is going to finish on June 15, 2007.

(Okul 15 Haziran 2007’de bitiyor.)




In”in zaman ifadeleri ile kullanıldığı yerler.


Ayların önünde:


I was born in November.

(Kasımda doğmuşum)


They are going to graduate in this July.

(Bu Temmuz ayında mezun olacaklar)


Yılların önünde:


I was born in 1994.

(1994’de doğmuşum.)


Günün bölümleri ile:


I had breakfast in the morning.

(Sabah kahvaltı yaptım.)


I will go to the cinema in the afternoon.

(Öğleden sonra sinemaya gideceğim)


I usually watch TV in the evenings.

(Akşamları genellikle televizyon seyrederim.)

SOME / ANY

SOME / ANY

(there is ve there are ile)


Türkçede sayılabilen ve sayılamayan isimler konusuna çok dikkat edilmediği halde İngilizcede dikkat edilmesi gereken bir durumdur.

Some; olumlu ve olumsuz cümlelerde, sayılabilen isimlerle birlikte “birkaç” ve sayılamayan isimlerle birlikte “biraz” anlamında kullanılır. Some ile birlikte kullanılan isimler sayılabilen cümlelerde çoğul sayılamayan cümlelerde tekil olarak kullanılır.

Any sayılabilen ve sayılamayan isimlerle “hiç” anlamına gelir. Sayılabilen isimler daima çoğul sayılamayan isimler ise daima tekil olarak kullanılır. Bazı istisnai durumlar dışında any daima olumsuz ve soru cümlelerinde kullanılır.

Yani; Olumlu cümlelerde sadece Some, olumsuz cümlelerde Some/Any, soru cümlelerinde Some/Any kullanılır.


Örnek:

There is some water in the jug.
Sürahide biraz su var


There are some oranges on the tree.
Ağaçta birkaç portakal var.


Are there some milk in the glass?
Bardakta biraz süt var mı?


There isn’t any milk in the bottle.
Şişede hiç süt yok.


There aren’t any books in the bag.
Çantada hiç kitap yok.


Is there any honey in the jar?
Kavanozda hiç bal var mı?

PREFER - TERCIH ETMEK

PREFER


(TERCİH ETMEK)



“Prefer” tercihleri bildirmek için kullanılır. Daha çok neyi neye tercih ettiğimizi bildiririz.


I prefer tea to coffee. Because I like tea.
Çayı kahveye tercih ederim. Çünkü çayı severim.


I prefer cinema to television.
Sinemayı televizyona tercih ederim.


Eğer belirtilen tercih bir eylem ise kullanılan fiil (ing) takısı alır.


I prefer drinking tea to drinking coffee.
Çay içmeyi kahve içmeye tercih ederim.


I prefer playing football to playing basketball.
Futbol oynamayı basketbol oynamaya tercih ederim.